September 3 Friday 2010

Sümela Manastırı

16 Mayıs Cuma 2008 11:34



Sümela Manastırı

Trabzon Sümela Manastırı

Tarihçesi

Sümela Manastırı , Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan Panagia (Meryem Ana) deresinin batı yamaçlarında Mela (Yunanca ’siyah’) tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte yer alan bir Rum Manastır ve Kilise Kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela veya Theotokos Sumela‘dır.

Kilisenin M.S. 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu’da sıkça rastlanılan Kapadokya Kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon‘da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina’lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, Hz.İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela‘nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon‘a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır.

Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir. Ünlü tarihçi J.P.Fallmerayer’in de (1790-1861) yılında buraya geldiğinde dikkatini çektiği gibi renginin koyu, hatta teşhis edilemeyecek derecede siyah oluşu bu adın esasının teşkil etmiş olması mümkündür. Gürcü resim sanatında, XII. yüzyılda sanat aleminde siyah Madonna ismi altında tanınan bir takım Meryem ikonlarının yapıldığı ve yayıldığı bilinir.

Buranın başlıca gelir kaynağı olan bir Meryem Ana resminin eksikliğine ve mucizeler yarattığına halkı inandırmak böylece onun değerini büyütmek için uydurulduğu kolayca sezilen rivayete göre, güya bu resim, İsa’nın havarilerinden Lukas tarafından yapılmış. Lukas’ın terekesinden Atina’ya geçmiş fakat Theodosius devrinde, 4. yüzyılda resim kendiliğinden buradan ayrılmak istemiş, bir gün melekler tarafından gökte uçurularak Trabzon dağlarındaki bu kovuğa getirilip bir taşın üzerine bırakılmıştır. Tam bu sıralarda Atina‘dan Trabzon‘a gelen Barnabas ve Sophronios adlarında iki keşiş de bu ücra dağın ıssız yamacında bu resmi bulmuşlar ve burada Anakaya Kilisesini inşa ettirmişlerdir. 6. yüzyılda imparator Justinianus’un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine generallerinden Belisarios tarafından tamir edildiği de söylenmektedir.

Yine başka bir efsaneye göre, büyük bir kasırga sırasında Meryem’in yardımı ile canını kurtaran III.Alesios burasını yeni bir tesis halinde inşa ettirmiş, zengin vakıflar bağışlamış bir Khrysobullos yeni bir ferman ile de bu vakıflarını sağlam esaslara bağlamıştır.

Trabzon Sumela Monastery

Manastırın 1650′ye kadar dış kapısı üzerinde görülebilen 1360 tarihli, beş mısralık bir manzum kitabede III. Alesios, bu tesisin kurucusu (ktetor), “Doğu ve Batı (=Iberia)’nın hakimi imparator” olarak gösterilmişti. Alesios 1361 yılındaki bir güneş tutulmasını burada karşılamıştır. Bu prensin sikkelerinde güneş resmi bu olayla ilgili kabul edilmektedir. 1365 tarihli “vakfiyesi” ile de manastırın bütün idari şartlarını, arazisini, gelirlerini düzene koyduktan başka, Trabzon‘a gelecek bir tehlikeyi, bir Türk akınını önlemek üzere, buradaki keşişlerin daima uyanık bulunmalarını da bildirir.

Sümela Manastırı‘nın kuruluşu bilimsel verilere göre 13. yüzyıla kadar inmektedir. Kısacası Trabzon Sümela Manastırı, Trabzon Kommenoslar olarak bilinen ve 1204 tarihinde Trabzon‘da kurulan Kommenos Prensliği’nden III.Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır.

14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed’in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane‘de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan yaratmıştır.

Sümela Manastırı‘nın 18. yüzyılda birçok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir. Bu yazarlar arasında, Ghikas (1755), Stephan (1764), Hysilantes (1775), G.Palgrave (1826-1888) sayılabilirler.

18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hıristiyanların Yunanistan’a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir.

Sümela Manastırı Genel Bilgiler

Oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilen Sümela Manastırı, başlıca ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma bölümlerinden oluşur.

Sümela Manastırı‘nın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır.

Dar ve uzun bir merdivenle Sümela Manastırı‘nın ana girişine ulaşılır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Sümela Manastırı‘nın kütüphanesinde evvelce kataloğu yapılan ve çoğunluğu 17-18. yüzyıllara ait çeşitli el yazmalarından 66 tanesi Ankara Müzesi‘nde, içinde minyatürler olan ve Bizans eseri 1000 tanesi İstanbul’da Ayasofya Müzesi‘ndedir. Ayrıca 150 kadar da taş baskı kitap vardır.

Trabzon Sümela ManastırıSultan Selim’in hediye ettiği şamdanlar 1877′de çalınmıştır. Manastıra ait başka bir Meryem ikonası da Oxford’da özel bir koleksiyondadır. 1436 tarihli işlemeli gümüş madalyon ile 1438 tarihli işlemeli bir örtü de Atina’daki Benaki Müzesi‘ndedir.

Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır.

Sümela Manastırı‘nın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan duvarda III. Alexios dönemine ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir.

Buradaki fresklerin 1710-1732 yıllarında yapıldıklarını bildiren yazılar tespit olunmuştur. Halbuki mağara kilisenin inde avluya komşu duvarda III. Alexios devrine ait freskler de tespit edilmiştir. Bugün bu portrelerden hiçbir iz kalmamıştır. Dışarıda kaya sathına işlenmiş ve bugün yalnız üst şeritleri kalabilmiş olan büyük bir mahşer sahnesinin dökülen sıvalarının altından başka sahnelerin gün ışığına çıktığı görülmektedir. Üzerinde bir ejder ile süvari iki aziz (Georgios ve Demetrios) tasvir edilmiş bulunan küçük bir şapelin duvarında tabakanın altında üç tabaka daha resim bulunduğu tespit edilmiştir.

Nitekim bir yerde en alt tabakada imparator kıyafetinde diademli bir figürün üstünde diademli başka bir figür bunun üstünde de matemorphosis, yan itabor adında İsa’nın görünüşünün değişmesi (suretinin değişmesi) sahnesi işlenmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında Sümela Manastırı‘nın eski ve o nispette de değerli duvar resimleri, sıvaların tamamen dökülmediği yerlerde alt tabakalarda da mevcuttur.

Trabzon Sümela Manastırı

Kutsal suyu toplayan şadırvanda sivri kemerleriyle Türk Mimarisi karakterindedir. Sümela Manastırı‘nın yüz metre kadar kuzeyinde yine dağ yamacına oyulmuş erişilmez durumda ve içinde freskleri olan şapeller bulunmaktadır. Sümela Manastırı‘nda 1998′den beri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yürütülen bir proje dahilinde zarar gören duvarlar temizlenip restore edilerek koruma altına alınmıştır.

Sümela Manastırı‘nın ana bölümü üst çatıyla kaplanmış olup, Ana Kaya Kilisesi‘ndeki freskler temizlenerek sağlamlaştırılmıştır.

Ve sonuç olarak ziyaretçilerin Sümela Manastırı‘na daha rahat ve güvenli bir şekilde ulaşabilmeleri için patika yol doğal yapı bozulmadan genişletilerek yeniden düzenlenmiştir.

Sümela Manastırı‘nın ana bölümü üst çatıyla kaplanmış olup, Ana Kaya Kilisesindeki freskler temizlenerek sağlamlaştırılmıştır.

Ve sonuç olarak ziyaretçilerin Sümela Manastırı‘na daha rahat ve güvenli bir şekilde ulaşabilmeleri için patika yol doğal yapı bozulmadan genişletilerek yeniden düzenlenmiştir.

Sümela Manastırı Freskleri

- Asıl kilisenin absid kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem’in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, Hz. İsa’nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncilden resimler.
- Güney kapısında Hz. Meryem’in ölümü ve havariler.
- Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada Genesis, Ademin yaratılışı, Havva’nın yaratılışı, Tanrı’ın tembihi, İsyan (Adem ile Havvanın yasak meyveyi yemeleri), Cennetten kovulma.
3. sırada: Yeniden dirilme, Thomas’ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia konsülü.
- Absid kısmının dışında, yukarıda Mikail, Cebrail bulunmaktadır.

Trabzon Sümela Manastırı

Sümela Manastırı Ulaşım
Trabzon‘a 47 kilometre, Maçka’ya 17 kilometre uzaklıkta Altındere Milli Parkı içinde bulunan Sümela Manastırı, yaz aylarında turizm acentaları tarafından günü birlik turlar düzenlenmektedir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Lütfen başka bir arama yapınız



Bu konuya hemen yorum yazabilirsiniz, yada web sitenize bu konunun linkini ekleyebilirsiniz.


“Sümela Manastırı” 7 Yorum yazılmış

  1. fatih ferah 9 Ekim Perşembe 2008 15:02 tarihinde demişki

    ben otuz yasında bır karadenızlı gencım ankarada turızm sektorunde calısıyorum bu yıl senelık iznımde arkadaslarımla beraber memleketım olan rızeye tatıle gıttım yesıllıkten cok uzakta hayat surdugumuz için devamlı gezmek ıstıyordum ve hep aklımın bır kosesınde merak ettıgım sumela manastırına gıtmek ıstedım bu fıkır arkadaslarımında hosuna gıttı ve solugu sumela manastırında aldık evet buyuleyıcı harıka bır manzara o zamanlarda yapılan yıne bızım aklımıza sıgmayan yapı ama gelgorkı gorebılecegımız yerler kısıtlı buyuk alanı kapalı neden dıye bır gorevlıye sordum tadılatnedenıyle dedı hay sansıma dedım cok uzuldum neyse kısmet dedım daha sonra ogrendımkı ıkı yıldır tadılattaymıs sımdı dıyorumkı keske yabancıların hımayesınde olsaydı orası hıc olmasa sumelaya gırerken verdıgımız sekız ytl ve bırde içeri girerken verdıgımız sekız ytl yı helalı hos olsun derdık adamlar ne guzel korumus buraları valla bravoo ama nerdeeee bızde oyle hassasıyet

  2. blgin 13 Kasım Perşembe 2008 10:34 tarihinde demişki

    tek kelımeyle süper tam ardığım seyler burda var

  3. berkay-derya 28 Kasım Cuma 2008 21:35 tarihinde demişki

    biz askımla gitmek istiyoruz cok merak ediyoruz bi hafta sonu bileickten oraya gitmemiz hersey dahil ne kadar olur ?

  4. şinasi 23 Mayıs Cumartesi 2009 6:10 tarihinde demişki

    ula usagım ben bi trabzonlu gencüm ama nedense trabzona hec gitmedüm ben bu manastrı görmek istiyorum ama para buda demektir ki otostop cekerek gidecegüm orda yemegimi versinler yetrdir ha bide cugara var :)

  5. ahmet 13 Temmuz Pazartesi 2009 3:25 tarihinde demişki

    bende karadenızlı bır uşak olarak samsun dan kalkdım gıttım dağ,gercekden buyuleyıcı bırr manzaraa,akıl sır ermıcek bır yapı,ama asıl sumele manasırı denılen o yapıya gırmek yasak tadilat dolayısıyla,dış kapıdan gırerken 10 muze kapısından gırerken adam bası 8tl adama çok koyuyor bencee çok buyuk şaçmalık bu kriz ortamın da ınsanlar gelmış oralara kadarr ama 8tl vermemek ıcın o tarihi göremıyor…

  6. ramazan dolmacı 28 Ağustos Cuma 2009 3:41 tarihinde demişki

    ben 28 yaşındayım şimdiye kadar cok yer gezdım ama gordugum en ıyı yerlerden bırısı sumela manastırı,fakat iç mekan da gorulebılecek yerler vardı asıl yerler oaraları tadılat nedenıyle kapalı …ben şunu cok merak edıyorum kişi başı 8 lira verıyoruz bırde arabayla gırerken ucret alınıyor …kardeşim kendı ulkemde tarıhı yerlerı gormek ıcın …yuzlerec e liramız gıdıyor ….pekı gıdıyor bu paralar nereye gıdıyor yazık gercekten yazık …cunku ınsanların cebınden cok para alınıyor .yetkılılere seslenıyorum bu paraların nereye gıttıgını bılmek herkesın hakkı….bilmek ıstıyorum .

  7. Süper 13 Mayıs Perşembe 2010 11:19 tarihinde demişki

    Ben 1989 senesinde gitmiştim , süper bir yer. Oksijenin ciğerlerinize dolduğunu hissediyorsunuz resmen , mevsimine göre çok sıcak tada çok serin oluyor. Orda benim gittiğim dönemlerde resim çekmek yasaktı ama şimdi sanırım serbest bırakılmış. Manastırın tek kötü tarafı çıkana kadar ananızdan emdiğiniz süt burnunuzdan geliyor.. Herşeye rağmen gidilip görülesi bir yerdir. Çıkmadan önce dağın yamacında , derenin kenarında tahta masalara oturup mutlaka bir çay için vede soluklanın, yoksa yol bitmek bilmiyor. Hızlıysanız 15 dakikada çıkarsınız ama yaş biraz ilerlemiş ve nefesiniz yetmiyorsa 40 dakikayı bulabilir çıkmanız..Herkese iyi eğlencelerr..

Yorum Yazın